Platon
Yaşamöyküleri
yayınlar
noeta
okumalar
sanat
metinler
yaşamöyküleri
olaylar
alışveriş
indirme
yazışma
iş
bağlantılar
rene descartes yaşamöyküsü felsefeci bilimci felsefe bilim hazırlayan aziz yardımlı biography reen descartes idea yayınevi idea publishing house philosophy science biyografi yaşam çizelge 
Goethe’nin Yaşamı

(1749-1830)
[ussal insanın amacı] karşıt olanı kavrayıp uyum içine getirmek[tir]
::
das Entgegengesetzte zu überschauen und in Übereinstimmung zu bringen.
Goethe, Wilhelm Meisters Wanderjahre, I


Goethe’nin 250’nci yıldönümü

Johann Wolfgang von Goethe 28 Ağustos 1749’da Frankfurt am Main’de doğdu. Babası Johann kamu yaşamından çekilerek çocuklarını kendisi yetiştirdi. Goethe Yaşamımdan: Şiir ve Gerçeklik’te (Aus meinem Leben: Dichtung und Wahrheit, 1811-22) bu yetiştirme yolundan kaotik bir deneyim olarak söz etse de, toplumun duygusal olarak yoksullaştırıcı ve yıkıcı etkisinden bağışık olarak yaşanan bu uyarıcı yıllar ozanın düşünce özgürlüğüne ve gücüne olanaklı en büyük katkıyı yapmış olmalıdır. 

1765’te, o sıralar 16 yaşında olan Goethe önemli bir ekinsel özek olan Leipzig üniversitesinde eğitimine başladı. İlk şiirlerini ve oyunlarını burada yazdı. 
1770’te Strasbourg üniversitesinde Johann Gottfried von Herder ile tanıştı ve onun etkisi altına girdi. Yine bu dönemde okuduğu Rousseau ve Spinoza doğa üzerine görüşlerinin gelişiminde belirleyici oldular.


1771’de Goethe Strasbourg’da bir tüze derecesi alarak sonraki dört yıl boyunca babası ile birlikte çalıştı ve bu sırada kendisine yazınsal ün kazandıran iki yapıtını üretti.

1771’de yazılan ve yazınsal düzgünlüğü, biçimçiliği ve kozmopolitanizmi küçümseyen Berlichingenli Götz (Götz von Berlichingen) Herder’in etkilerini yansıtır, bir Fırtına ve Gerilim (Sturm und Drang) yapıtıdır. 1774’te yazılan Genç Werther’in Acıları başlıklı roman duygusal ve bireyci bir yapıttır ve Jean Jacques Rousseau’nun etkilerini gösterir.

Goethe 1775’te Saxe-Weimar dükü Karl Augustus’un sarayına çağrıldı ve orada (1775-86) sayısız önemli görevde arasında on yıl boyunca bugünkü devlet bakanlığı gibi bir görevi de üstlendi. Bu yıllarda kendisinden 7 yaş büyük ve evli olan Charlotte von Stein için güzel ve gizemli lirikler yazdı.

İtalya’da (1786-88) kaldığı iki yıl sırasında Goethe bir sanatçı olduğunu anladı ve yaşamının geri kalanını yazıya adamaya karar verdi. Karar başlangıçta yanlış gibi göründü ve Weimar’a dönüşünü saray toplumundan yabancılaşma yılları izledi. Dostlarından çoğu ona 1789’da ona bir oğul doğuran ve kendisiyle ancak 1806’da evlendiği genç Christiane Vulpius ile birlikte yaşamasından rahatsız oldular.

Bu yılların etkileri altında yazılan yapıtlar arasında Egmont (1788), Hermann ve Dorothea (1797), Roma Elegileri (1788), ve klasik tiyatro yapıtları olan Torquato Tasso (1789) ve Iphigenie auf Taurus’un (1787) son biçimi bulunur. Yine bu yıllarda Schiller ile birlikte baladlar yazdı.

Goethe zamanının çoğunu Jena’da geçirdi ve 1794’ten 1805’e Friedrich Schiller ile birlikte yoğun bir ortak çalışma geliştirdi.

Büyük ölçüde lirik bir çalışma olan ve Goethe’nin yaşamından büyük bir süreyi ayırdığı Bildungsroman (gelişim romanı), ve Wilhelm Meister’in Öğrenme Yılları (1795) Werther’in hayranları için düşkırıklığı yaratmış olsalar da, sonraki romantik Alman kuşakları tarafından övüldüler ve öykünme nesneleri oldular.

Derin duygularla yüklü lirik çalışması olan ve Fars biçeminde yazılan Batı-Doğu Divanı 1814-1819 arasında tamamlandı. 12 kitaba bölünen ikiyüzü aşkın şiirin dizelerini özgün ölçüleri ile İngilizce’ye çeviren Edgar Alfred Bowring yapıta Doğulu yazarların büyük hayranlık duyduklarını söyler.

Bir karakter gelişimi romanı olan Wilhelm Meister’in Gezileri 1821’de yayımlandı. Bu çalışma Alman yazınında türünün ilkörneği olarak kabul edilir. Goethe’nin dramatik şiiri Faust’un birinci bölümü 1808’de, ikinci bölümü ise isteği üzerine ölümünden sonra yayımlanmıştır.

Goethe kendisinin bir bilimci olarak anımsanacağını bekledi. Yaşambilim çalışmalarının, özellikle morfoloji (biçim kuramı) kavramının önemi yaşambilimcilerin kendileri tarafından kabul edilmiştir. Kendisinin en önemli yapıtı olarak gördüğü Zur Farbenlehre’de (3 cilt, 1810) Newton’un özsel olarak boşinançlara dayalı yorumlarını çürütmeye çalıştı ve 19’uncu yüzyıl pozitivistlerinin saldırısı ile karşılaştı. Zur Farbenlehre’nin birinci kitabı ayrıntılı bir bilim tarihi incelemesi kapsar.

Goethe’nin yaratıcı güçleri altmışlarında ve yetmişlerinde de sürdü ve ozan 82 yaşında Weimar’da öldü.
 
 


 
 

İdea Yayınevi, İstanbul

Yayınlar | Olaylar | Noeta | Metinler | Okumalar | Sanat | Yaşamöyküleri | Alışveriş | Yazışma | İş
 

Site tasarı ve yapım M. Diren YARDIMLI
eurora@idea-tr.com