![]() |
![]() |
|
|
(1)
Modern Us gerçekliðin eriþilemez olduðunu ileri sürer ve gerçek olmayaný,
yanlýþ olaný, göreli ve olasý olaný doðrular. (2) Modern Duygu bencil,
acýmasýz, paranoiddir. (3) Modern Duyarlýk çirkini beðenir, güzel olandan
tiksinir. |
![]() |
|
| Aziz Yardýmlý |
|||
|
Güzel Sanat Uygarlýðýn en güvenilir göstergelerinden biridir. Daha da iyisi, gerçekte Uygarlýk kavramýnýn asýl bileþenlerinden biridir, ve Ýnsanlýk Sevgisi ve Bilgelik Sevgisi ile birlikte Güzellik Sevgisi Uygarlýðýn tözünü, insanda gerçekten insan olan yaný, varoluþta anlam olan þeyi oluþturur. Evrik olarak, sanatýn yozlaþmasý insan ruhunun barbarlaþmakta olan bir varoluþ biçimine uyarlanmasý için bir önlemdir. Estetik bozulma evrensel deðerleri yeniden-deðerlendiren, böylece onlarýn hakkýndan gelen, böylece bundan böyle insaný ona insan olma niteliðini kazandýran en deðerli yeteneklerinde durduran bir çaðýn vargýsýdýr. Güzel Sanat insaný törel soyluluða ve gerçekliðe ve sevgiye yükseltirken, karþý-sanat doðrudan doðruya insaný küçük düþürür. Güzelliðin kendisinden duyulan korkunun itirafýdýr, ve bir korku anlatýmý olarak doðallýkla nefret ve yalanla birlikte gider. Güzel Sanatýn insan soyluluðuna ve büyüklüðüne anlatým verdiði düzeye dek, çirkine eðilim insan doðasýnda ciddi bir rahatsýzlýðýn belirtisidir, uygarlaþmanýn deðil ama karþýtýnýn, barbarlaþmanýn bir göstergesidir. Bir tecimciler çoðulculuðundan, bir alýþ-veriþ iliþkileri düzleminden daha çoðu olmayan modern yurttaþ toplumunda, kübizm küçülmüþ bilincin büyümüþ bilinçaltýnýn anlatýmýdýr. Baskýcý yüceltme bir nefret pýhtýsý olan modern bilinçaltýnýn deðerleri yeniden-deðerlendirme yoludur. Kendisi evrensel ve nesnel deðer olarak, Güzel Sanat modern toplumun onu modern yapan mini mini bireysel gerçeklikleri ile, göreli kiþisel deðerleri ile, saçma sapan öznel anlamlarý ile baðdaþmaz. Modern toplumsal yapý içinde insanlýk deðerleri yalnýzca olumsuz, dolaysýzca eleþtirel, ve çeliþki yaratýcýdýrlar. Açýkça tehlikelidirler. Modern varoluþu ona çok gerekli olan deðersizlik ve anlamsýzlýðýndan sýyýrma gözdaðýný verirler. Bu yüzden güzel sanat, týpký sevgi ve gerçeklik deðerleri gibi, modern toplumda gündelik bayaðýlýk karþýsýnda püskürtülür — dýþardan, özel bir komplonun sonucu olarak deðil, ama içerden, kitlesel olarak, ve bir gevþeme olarak.. Modern toplumsal yapýnýn iç tutarlýðý gereði, ve bu usdýþý bütünün saðlýðý uðruna, orada klasik, romantik ve idealist herþey, insana güzellik, duygusallýk ve gerçekliði anýmsatan herþey püskürtülmelidir. Bu barbarlýðýn ortasýnda, Uygarlýk Deðerleri iþlerini uygarca sürdürürler. Ýnsanýn estetik, törel ve felsefi eðitilebilirliðini bilerek, onu tecim ve politikanýn sefil yazgýlarýna teslim etmemede saltýk olarak direterek, Ýdeal Ereðe doðru, çirkinliksiz, nefretsiz, ve yalansýz bir dünyaya doðru, insan tininin tam açýnýmýna doðru, Ýdeal Özgürlüðe doðru yürüyüþlerini sürdürürler. |
|
|
Modern sanat müzeleri seyirci sayýsýný arttýrabilmek için Güzel Sanat yapýtlarýnýn yerini halka seslenen kitle yapýtlarý ile doldururlar. Modern felsefe kurumlarý ayný popülerlik kaygýsýyla Ýdeal ve Klasik olana savaþ açarlar, görgücü halk felsefeleri ile, materyalist, pozitivist, nihilist dizgelerle insanlarý uslarýnda sakatlamaya giriþirler. |
Anlaþýlmayanýn Düþünsel ve Duyusal Gizi. Anlaþýlmayanýn normal bilinç üzerinde yarattýðý etki mitolojilerin, boþinançlarýn, gizemciliðin, büyücülüðün tözünde yatar. Ayný þaþkýnlýk etkisi soyutlamacý kübizmin üreticisi ve tüketicisi üzerinde de görünür. Ve ayný etki kendini bir de arý düþüncenin alanýnda duyumsatýr, kuþkuculuðu besler, aslýnda ona o çelik gibi bükülmez, dikbaþlý, inakçý doðasýný verir. Salt soyutluðundan ötürü, daha öte anlaþýlacak hiçbir içeriðinin olmamasýndan ötürü anlaþýlamayanýn meraklandýrýcý etkisi karþýsýnda, bilginin doðasýna yabancý doðal bilinç bildiðini, anladýðýný bir yana býrakýr, bilemediðine, anlayamadýðýna daha yüksek bir deðer ve önem vermeye yönelir. Bilinen, anlaþýlan ve böylelikle kalýcý, deðiþmez, saðlam olan gerçeklik ile karþýtlýk içinde, bilinmeyen, anlaþýlamayan ve böylelikle düþünceyi uyaran belirsizlikte modernist tin için en deðerli gereç, daha þimdiden bilineni, anlaþýlaný deðersizleþtiren bir yenilik beklentisi yatar. Tasarýmsal bilmeyi, anlamayý yenilgiye uðratan kendinde-þey kategorisi ile Immanuel Kant’ýn kendisi anlaþýlmayanýn düþünce üzerinde yarattýðý þaþkýnlýk durumuna en iyi örnektir. Böyle anlaþýlmayanýn yalnýzca var olduðu bilinir. Daha ötesi deðil çünkü bilinecek daha öte hiçbir belirlenimi yoktur. Bir soyutlamadýr. Kuþkucu bilinç aþamadýðý bu sýnýrda iþin aslýna, gerçeðin kendisine, saltýk önemde ve deðerde olana dokunduðu, ve ötede bir yasak bölgenin uzandýðý sanýsýna sarýlýr. Bunda inakçýdýr. Düþünemediðini, tanýtlayamadýðýný doðrular. Soyut kavramýn içeriðini onun eytiþimsel deviminde aramak yerine, kavramýn içine ulaþmaya, orada ona daha þimdiden tanýdýk gelen görgül tasarýmlar bulup çýkarmaya çalýþýr.
Ýnsan ruhu da bir duygular evreninde kendini uyarlar, ve Picasso’nun yapýtlarýna bayýlanlar da benzer olarak anlam olmayan yerde anlam ararlar. Bulamasalar da, anlaþýlmazýn týlsýmýna kapýlarak, derinliðin olmadýðý yerde derinlere dalmaya, yüksekliðin olmadýðý yerde yükseklere çýkmaya çalýþýrlar. Hayranlýk içinde bilgiç bilgiç baþlarýný sallar, mini mini çýldýrýlar yaþarlar. Normal olarak insanlar usdýþý karþýsýnda, saðduyularýný, doðal kavramlarýný çaresiz býrakan içeriksizlik karþýsýnda sorunun nesnede deðil ama kendilerinde olduðunu düþünürler. Soyut sanat nesnesi ile duyarlýklarý arasýndaki (ya da benzer olarak soyut kendinde-þey kavramý ile uslarý arasýndaki) uçurumu gidermenin, böyle anlaþýlmaz sanatçý ya da felsefeci ile iletiþim kurabilmenin biricik olanaklý yolunun anlamsýz, saçma, usdýþý olaný doðrulamaktan geçtiðini keþfederler. Rahatlarlar, dinginlik ve erinç bulurlar. Herkesin anladýðýný anlayabilmenin, herkesin beðendiðini beðenebilmenin doyumunu yaþarlar. Bu korkunç olgunun, bu kendini aldatmanýn saðlam, aslýnda modern toplumun kendisi kadar saðlam bir zemini vardýr. Modern pozitivist eðitim hemen hemen baþýndan sonuna dek insanlarýn özgür ve yürekli yargýda bulunma yetilerini köreltmeye ve bunun yerine verileni sorgusuzca, anlamadan, kavramadan bellemeye ayarlanmýþtýr. Bir tür týlsým gibi iþlev görür. Anlamsýzýn anlamlý üzerindeki utkusu her zaman ayný tinsel deðersizlikten doðar. Modern dönemde halksallaþmanýn, popülerleþmenin salt kendinde, baðýmsýz bir eðilim olmadýðý, ama ekinsel bütünün bir bileþeni olarak biçimlendiði ve parasal kaygýlardan ayrýlmadýðý görülebilir. Modern tin tüm böyle ilgisiz görünen ekinsel öðeleri yalýn bir deðersizlik ortak paydasý üzerinde toparlayýp birleþtirir. |
Modern
toplumda Klasik idealin gerçekleþmesini beklememeliyiz. Modern toplumun
idealleri özdekseldir: Para, para, para. Modern olduðu düzeye dek, bu
toplum insan iliþkilerinde duygu etmenini ortadan kaldýrmak zorundadýr.
Duygusallýk doðrudan doðruya modern iliþkiyi, deðersizin deðersizle iliþkisini
yadsýmaya götürür. Dolayýsýyla yersizdir. Benzer olarak, insanlarýn birbirleri
ile yurttaþlar olarak, özel mülk iyeleri olarak, tüzel kiþiler olarak
iliþkide olduklarý yerde insanlar kendilerini özellikle duygusallýktan,
öznel beðenilerden, deðerlerden uzak tutmak zorundadýrlar. Yoksa birarada
olamazlar. Böyle bir ekinsel ortamda, yurttaþýn felsefesi
kuþkucu, duygusu nefret, ve sanatý kübizm olmalýdýr. Böyle insan kübizmden
kurtulmaya baþladýðý zaman, görgül bilincinin bütün dizgesinden de kurtulmaya
baþlayacaktýr. Kübizm modern toplumda her zaman sað ve saðlýklýdýr — týpký
pozitivizm ve nihilizm gibi. Bu dünyadan ancak bir parçasý olduðu bütünün
kendisiyle birlikte ayrýlacaktýr. |